22 Mart 2014

0

Playstation Plus (PS Plus)

Playstation'da bulunan bu harika sistemden biraz bahsetmek istiyorum. Xbox'da para verip, online oyun oynama sistemine karşılık; Playstation da Playstation Network (PSN) sistemini açmıştı. Fakat Playstation 3'te online oyunlar için ekstra bir ücret talep edilmemesi yüzünden, Xbox'un sistemi ondan daha verimli işliyordu. Sonuçta bedava olan şeye firmaların kaynak ayırması da zor oluyor.

Sony sonrasında bombayı patlatarak PSN sistemine PS Plus getirdi. Bu yeni pakete aylık veya yıllık olarak makul bir ücret karşılığı üye oluyoruz ve karşılığında Sony bize 4 haftada bir, en az 3 tane yeni oyun veriyor. Toplamda indirilebilecek 10 tane oyun, listenizde oluyor. Biraz karışık mı geldi? Özetleyelim:

  • Şu an üye olduğunuzda indirebileceğiniz en az 10 adet oyun var. (Yazının yazıldığı tarihteki liste şöyle hatta: 7 PS3 oyunu, 4 Vita oyunu, 1 PS4 oyunu.)
  • Bu oyunlardan ikisi (PS3 için iki, Vita için iki, PS4 için bir) her 4 haftada bir değişiyor. Ve yeni gelen oyunlar da en az 70 metacritic puanı alanlar arasından seçiliyor.
  • Bu oyunlardan ikisi senelik oyunlar, tüm yıl boyunca değişmiyor.
  • Playstationlarınızdaki save dosyalarınızı Plus hizmeti ile internetteki bulut yerinde depolayabiliyorsunuz.
  • Aboneliğiniz devam ettiği sürece, oyunları istediğiniz kadar silip-indirip yeniden oynayabilirsiniz. Mesela bir senelik abonelik aldınız; bir sene boyunca indirdiğiniz her oyunu üyeliğinizin bitiş tarihi olan 1 sene sonuna kadar oynayabilirsiniz. Üyeliğiniz bitince, oyunlar da kitlenir açılmaz. Üyeliği devam ettirirseniz, elinizde olan oyunlara tekrar erişebilirsiniz.
  • Bu ay üye olunca, daha önceki aylarda çıkmış ve değişmiş oyunları indiremezsiniz. Yani ne kadar erken üye olursanız, o kadar çok oyununuz olur.
  • Plus'a üye olunca, bazı oyunları indirimli özel bir fiyattan satın alabilirsiniz. İndirimli de olsa, para ile satın aldığınız bu oyunlar Plus aboneliğiniz bitince kendini kapatmaz; normal satın almışsınız gibi kalır. Sadece bu özellikle bile Plus'un parasını çıkartabilirsiniz.
  • PS Plus ile ücretsiz bir oyun indirdiniz, oyunu beğendiniz fakat Plus üyeliğiniz bitti ve Plus üyeliği yenilemek istemiyorsunuz, sadece bu oyunu istiyorsunuz. Gidip Playstation dükkanından aynı oyunu alırsanız, kaldığınız yerden oynamaya devam edersiniz. 
  • PS Plus üyeliğiniz bitti, üyeliğimi devam ettirmediniz. Bir kaç ay sonra yeniden üyelik aldığınızda, eski oyunları da oynayabilirsiniz.
  • PS Plus oyunlarını çıktıkları aylarda, konsollardan veya Pc'den Psn'e girerek (http://store.sonyentertainmentnetwork.com/) sepetinize atmalı ve satın almalısınız. Eğer Plus üyesiyseniz, fiyatları 0 TL olarak görünecektir, böylelikle oyunlar listenize eklenmiş olur.
Şu anda yeni çıkan bir oyun yaklaşık 140TLye satılıyor. PS Plus'un senelik ücreti ise  99TL. 99 TL'ye bir sene boyunca toplamda 60a varan oyuna sahip olmak gerçekten çok akıl karı. Bugüne kadar Türkiye'ye verilen oyunların tam listesini Playstaion Plus EU Oyunları yazımda bulabilirsiniz.

12 Mart 2014

0

The Amazing Spider Man

Amazing Spider Man
 Eskiden neredeyse hiç çizgi roman filmleri yapılmazdı.. Fakat artık -özellikle de Marvel- neredeyse her ay yeni bir film çıkartıyor. Stan Lee'yi Tom Hanks'den daha fazla görüyorum artık.

İlk olarak nedir bu Spider-Man kargaşası diye soranların merakını giderelim. Bu yeni film adını ilk çıkan çizgi romanlardan alıyor. Gerçi buna ters olarak da, örümcek adamımız daha yeni nesil olan "Ultimate"  Spider-Man a benzemekte.

Böyle bir giriş yaptıktan sonra, film ile ilgili spoilerlere geçebiliriz. Merak etmeyin sonuçta bu bir "6. His" değil de, Örümcek Adam filmi olduğu için seyir zevkinizi etkilemeyecektir.

Bu sayfada fotoğrafını görebileceğiniz üzere, örümcek adamımız yine sarışın bir güzel bulmuş kendine. Neyse ki bu çizgi romanlara benzer olarak Gwen'den başkası değil. Sam Raimi ise çizgi romanlarda sonradan gelen Marry Jane'i kullanmıştı. Ve bir diğer en büyük değişiklik ise örümcek adamımız Sam Raimi'nin ilk filmindeki gibi bileklerinden organik ağ atmıyor. OSCORP'dan aşırdığı parçalar ile devşirme bir alet yapıp onu kullanıyor. Bence bu iki seçim de çok yerinde olmuş. Mekanik ağ atıcılar, örümcek adam'ı biraz daha insancıl yapıyor.

Aradaki farklara değindikten sonra, gelelim filmimize.
Normalde Peter Parker çok içine kapanık, tam bir Nerd karakter iken bu filmde gayet sempatik, yakışıklı ve kendine güvenen bir tip olarak karşımıza çıkıyor. Bence bu filmin en büyük eksisi. Örümcek tarafından ısırıldıktan sonra yaşadığı değişimi tam anlamıyla göremiyoruz. Zaten filmde bu değişimi çok hızlı geçiyor oysa bana göre karaktere özünü veren bu değişim sancısı. Zamanında hepimizin egosunu okşayan, inek tipli de olsan ileride bir örümcek seni dünyanın en popüler insanı yapar teorisi boşa gidiyor yani.

Örümceğin filmdeki düşmanı ise Lizard (Kertenkele). Ters giden bazı deneyler sonucu değişen Kertenkelemiz, Örümcek Adam'ın ilk gerçek savaşı oluyor. Açıkça çok da sevdiğim bir düşman değildir kendisi. Keşke ufak bir tane daha konsaydı yanına.

Genel anlamda beğendiğim bir film oldu fakat ne yalan söyleyeyim, beni ilk Spider Man filmi kadar etkilemedi. O filmde gördüğümüz Spidey'in oradan oraya ağ atarak uçması, ağına bağlı tepetaklak bağdaş kurarak aşağı  süzülmesi gibi hareketleri ilk orada gördük. Bu film de üzerine pek birşey koymuş değil. Neden çekildiğini anlayamadığım, fakat izlerken hiç sıkmayan güzel bir süper kahraman hikayesi olmuş.