18 Şubat 2010

0

Zar Adam

Bu kitabı 2 sene önceki kitap fuarından almıştım. O zamanlar Olasılıksız'ı yeni bitirmiş, o yazarın Empati kitabını uçarak kapmış ve başka bir standda Zar Adam'ı görüp, kabını Olasılıksız'a benzetmiş "heralde içi de benziyordur" diye almıştım.

Fakat elde pek çok kitap olduğundan okuma sırası ancak geçtiğimiz yaz geldi. Başladım kitaba fakat bir türlü ilerlemedi. Sonra bıraktım okumayı, bitirmek bu aya nasipmiş. Şimdi gelelim içeriğine.

Kitap, psikiyatr Luka Rhinehart'ın otobiyografisi. Bu amca can sıkıntısından zar atmaya başlıyor ve çıkan sayılara göre ne yapacağına karar veriyor. Tabi bu kararlar karısını aldatmaktan başlayıp, adam öldürmeye kadar ilerliyor zamanla. Fakat o da farkediyor ki, can sıkıntısını atmak için başladığı bu yolculuk; ileride yine canını sıkmaya başlıyor.

Arka kapağı filan okuyunca gerçekten eğlenceli bir eser bekliyordum fakat umduğumu bulamadım. Zaten bu yüzden de kitabın yarısında sıkılıp bıraktım. Fakat "aman bitireyim de, yeni kitaba başlayayım" diye kaldığım yerden okumaya devam edince oldukça eğlendiğimi söyleyebilirim. Luke amcanın saçmalamaları bazı yerlerde eğlenceli olabiliyor. Ayrıca kitabımda 80 sayfanın yanlış basılması yüzünden okuma zevkim birazcık kaçtı.

Kitap bittikten sonra biraz araştırınca şok oldum. Kitabın gerçek yazarı George Cockcroft (soyadı da acayipmiş) bu kitabı 1971 yılında yazmış. Ben yeni çıktı filan sanıyordum fakat o yıla göre gerçekten zor bir kitap. O yıllarda Türkiye'de basıldı mı bilmiyorum, ama pek sanmıyorum. Şu anda bile bazı yerleri oldukça açık ve çizgiyi geçiyor, o zamanlar kimbilir nasıl karşılanırdı.

George Cockcroft da Luke amca gibi bir psikiyatr ve verdiği bir konferansta bu zar atma fikri ortaya atılıyor ve bir kitap için iyi bir fikir olduğunu düşünüp uygulamaya ve yazmaya başlıyor. Fakat bu zar yöntemlerini denediğinden, Mayorka'da 37 yaşında hippilere İngilizce öğretirken anca bitirebiliyor kitabı. Ondan sonra bastırabiliyor.

Kısaca çok boş zamanınız varsa, onunla eğlenmek için okunabilir. Fakat kafayı bozup da yaşam tarzı haline getirme gibi çalışmalara girmemek lazım.