19 Ağustos 2009

3

Monster Hunter Freedom Unite

Ne zamandır oyun oynamıyor, dolayısıyla da buraya yazamıyordum. Fakat Bodrum'a giderken, yeni oyunları atıp yanımda götürdüğüm PSP bu yaza damgasını vurdu.

PSP'm yaklaşık 1 senedir hiç ellenmeden duruyordu bir kenarda, Monster Hunter Freedom Unite'de (kısaca MHFU bundan sonra) bu yaz başında yeni çıktı. PSP ye çıkan son Monster Hunter Freedom oyunu. Daha önce Monster Hunter Freedom, Monster Hunter Freedom 2 ve sadece Japonya'da çıkan Monster Hunter Freedom 2G vardı. MHF2G tüm konsollar arasında en çok satan oyun oldu. Ve sadece PSP'ye çıkarak.

Fakat oyunun yapımcısı Capcom, bu son eklenti paketinin Avrupa ve Amerika'da yayınlanmayacağını söyledi. Bunun üzerine genç girişimci MH hayranları oyunun İngilizce yamasını yapıp yayınladılar. Ben de bu yamayla birlikte MH oynamaya başladım. Fakat ne yazık ki ilk Training görevleri bittikten sonra sıkılıp bıraktım.

Japonlara akıl sır ermez diye düşünmüştüm, ne anlıyorlar bu oyundan. Fakat bu son çıkan oyunla beraber o bildiğim Training görevlerini biraz es geçip, biraz da netten bulduğum yardımla normal görevlere daldım. Ve esas oyunu bundan sonra gördüm.

Oyunda bir avcıyı yönetip, çeşitli canavarları avlıyoruz ve bunlardan elde ettiğimiz parçalar ile yeni silah-zırh yapıp daha çok canavar avlıyoruz. Konu basit, bir hikayesi yok. Fakat "aman şunu da alayım, dur şunu da öldürüp yeni silahıma kavuşayım ki eskiden beni öldüren o tavuk benzeri herifin tüylerini yolayım" şeklinde insanı can evinden vuran bir sürükleyiciliğe sahip. WoW'da bile bu kadar yoktu bu.

Oyunun en büyük özelliği ise, aynı anda 4 kişi birden görevlere çıkabiliyorsunuz. İnternet üzerinden oynanmıyor, fakat PS3'ünüz varsa onun üzerinden oynayabilirsiniz. Etrafımda kimsede ne PSP ne de bu oyun olmadığından bunu henüz deneyemedim ama tek başına oynamaktan çok daha zevklidir. Oyunun bu yeni versiyonu, bize görevlere yanımızda bir kedi götürmemize izin veriyor. Böylece arkadaşsızlığımızı bir nebze de olsa unutabiliyoruz. :)

Benim oyunda en çok sevdiğim nokta ise, diğer WoW yada Final Fantsy gibi silah-zırh değiştirebileceğimiz oyunlara pek benzememesi. Diğer oyunlarda, en son silah-zırhı alıp, oyundan ne varsa kesebilirken; MHFU'da bu mümkün değil. her yaratık bir bilmece gibi, hareketleri, saldırıları ayrı ayrı. Bunları öğrenmek ve ona göre hızlı hareket etmek gerekiyor.

Oyunla ilgili ufak tefek tüyolar ve görevlere ilişkin bilgileri ayrı ayrı yazacağım.

3 yorum:

Empire Craft Fan dedi ki...

MHFU gerçekten güzel oyundur, ilk olarak ps2de ilk monster hunterımı oynamıştım sıkıcı training görevlerinde bırakmıştım yalnız. Daha sonra bu oyunu görünce anılarım depreşti ve hemen oynamaya koyuldum oyunu, oyunu 3-4 gün oynamıştımki Khezo diye canavara gelince aman dedim 4-5 kere denememe rağmen geçemedim xP
Şimdi guild görevlerini yapıp biraz kendimi tatmin ediyorum, umarım ilerde şu Khezoyuda yenecek seviyeye gelirim.
Bu arada blogun oldukça güzel takip etmeye çalışacağım.

GaMeR dedi ki...

:)

Normaldir, ilk sefer bir canavarla karşılaşma zor oluyor ama Khezu yine de diğerlerine nazaran kolay.
Bu konuda özellikle YouTube'u kullanabilirsin. Misal:
http://www.youtube.com/watch?v=_VJpull4sDE

Ben Great Sword / Hammer kullanıyordum artık Hammer'e döndüm gibi tamamen. Arkadan saldırıp, elektrik şoklarında Hammer'i charge etmeye başlamak öldürmek için kolaylık oluyor.
Ve yanına kedi alırsan, daha kolay yenersin.

Kolay gelsin.

Eldar dedi ki...

Sonunda khezuyu yenebildim!
Demek işin sırrı bacağına saldırmaktaymış xP
Ben de longsword kullanıyorum, r1 ile yapılan saldırılar gerçekten güçlü oluyor, tam bir combo silahı.
Kedilerde destek olduğu kadar köstekte olabiliyor tam canavarla boğuşurken bir anda patlayıcı bize de denk gelebiliyor, yalnız düşmanları üstlerine çekmeleri oldukça iyi.