7 Ocak 2007

1

Olay Yeri İnceleme ve Uzun bir Gece

Az önce girdim eve, tiyatrodan erken gelmiştim oysaki bu gece. 12ye doğru geldim eve, sohbet muhabbet filan derken saat 2 gibi ev telefonumuz çaldı. Minik kardeşle bakıştık bir süre, zira bu saatte hayırlı bir telefon gelmez. Açtım, halam karşıdaydı. Bizim apartmanın birinci katında oturuyor ve girişteki kömürlükten sesler geldiğini söyledi, inip bakmak için yanına çağırdı.

3 gün önce bir hırsız evine girmeye teşebbüs etmişti, o yüzden pek inanmadım ona. Sonuçta İstanbul'da yaşıyoruz, her tarafımız gürültü. Apartmanın dış kapısını da açık bulmuş, benim bıraktığımı sanmış; oysaki ben erken gelmiştim üstüme bir de büyük halamın gelini gelmiş; kapı kapalıydı. Ya da kapalı olması lazımdı.

Kömürlüğün demir kapasına indiğimde, kapıdaki iki kocaman asma kilit yerinde duruyordu. Halam dedi ki, "Biz bu kilitleri taktık, kafaları yere bakıyordu; fakat şimdi kömürlüğe doğru bakıyorlar." Tuttum kilitleri, oynatmaya çalıştım, herelde birisi oynadı bunlarla diye; yerlerinden kıpırdamadılar. O sırada aklıma kömürlüğün ışığı geldi. Elimi parmaklıklı demir kapıdan sokup açabilirim diye düşündüm ama bir baktım, zaten ışık dışarıdaymış; uzun zamandır kullanmadığımdan unutmuşum. Elimi attım iki ışığa birden bir yaktım, yakmamla bir gölge oynaması oldu yerde. Beynim durdu resmen... Polisi aramalıyız diye düşündüm, hayır fare olabilir ama? Fare olsun kilitler neden ters?
Hemen toparlandım, ışığı kapadım, halamın kolundan tuttum. "Birşey yok işte, gidelim yatalım." diye konuşuyorum, halam saf saf bakıyor suratıma. Annem indi, işaret yapıyorum gidin polisi arayın diyorum, sessizce; arkasından ekliyorum yüksek sesle "Anne birşey yok çık eve.". Annem suratıma gülüyor, polisi ara dememe rağmen, "Dur ben de bakayım" diyor. Çıktım birinci kata, B. ablam kapıda, polisi arayın diyorum o da kalmış panikten. Halam bağırıp çağırmaya başlıyor. İçeri girip telefonu alıyorum, 155. Nazik bir bay çıkıyor karşıma, adresi veriyorum allahtan çok veriyorum ben bu adresi her durumda sayabilirim. Kaymakamlık karşısı, apartman ismi filan ne ararsan var. Telefonu kapatıyorum tam kapıya çıkıyorum, asma kilit sesleri geliyor aşağıdan. Halam Allah belanızı versinden girip hayvanat aleminden çıkıyor o sırada. Ben merdivenlere bile çıkmadan hepsi çıkıp kaçıyorlar...

Sonuç? Aşağı iniyorum tek bir asma kilit var yerde ve anahtar var üzerinde!! Bizim asma kilite nasıl anahtar uydurmuşlar? Polis geliyor 6 dakika filan sonra. İçeriyi geziyoruz, kocaman kriko düzenekleri, oksijen kaynakları, oksijen tüpleri, binbir çeşit eğe, keski, kocaman demir makası, vs vs.. Kiracımız olan kuyumculara açılan duvarı delmeye bile başlamışlar hafiften. Gelen ekipler aletlere hayran kaldılar. Her taraf eldiven dolu. Hiçbir aletten parmak izi çıkmıyor, hepsi yeni alınmış, özenle hazırlanmış. 2'de olan bu olayın toparlanması 4ü buldu. Olay yeri incelemeyi bekledik, geldiler; numaralar koyarak fotoğraflar çektiler; parmak izi aradılar. Üzerlerinde kör göze parmak sokacak kadar büyüklükte "Delil" yazan kağıt zarflara doldurdular herşeyi. Olay mahalini ilk görüp, telefona sarılan ben ile onları kaçarken arkalarından gören Y. abimi ifade için karakola çağırdılar. Gittik ifadeyi verdik, bundan da ayrı bir hikaye çıkar zaten. Pekçok şey öğrendim yarım saatte.

Sonuç? Sonuçta hiçbirşey yok, sıfıra sıfır. 12ye doğru ben bakmıştım apartmana girerken, kapı temizdi, kimse yoktu. Polislerin dediğine göre 1buçuğa kadar bizim sokağın başında bir ekip arabası varmış; heralde onların gitmesini beklediler. İlk önce 2 tane koca asma kiliti kesip, kendi yanlarında getirdikleri asma kilitlerle kendilerini içeri kitlemişler. Nerden anladık kendi kilitleri olduğunu? Eski anahtarları aldım evden, ve çıkan kilite denedik, uymadı. Adamlar kilitlere bakıyoruz diye, kendi kilitlerini takmışlar içeride çalışacaklardı koca pazar günü heralde. Ama yağma yok, halamla benden kaçmaz. Bir de annemler beni dinleyip biz aşağıda konuşurken polisi arasalardı, yakalanacaktı hırsızlar. Polisle sonraki konuşmalarımızda sordum ne yapabilirdim diye. "En iyisini yapmışsınız, bunlar kesinlikle "boş" değillerdir" dediler. Düşündüm sokak kapısını kitlemeyi, yada kilitte anahtar kırmayı ama içeriden çıkan aletlerle kolaylıkla aşılırdı onlar. Ben küçükken aşıyordum, bunlar mı yapamayacak zaten. Ucuz kurtardık, B. ablam beni tebrik etti "O kadar izlediğin film ve dizi boşa gitmiyor işte" diye. Sağolsun.. :)

1 yorum:

Yücel ŞENTÜRK dedi ki...

O kadar film ve dizi izledin sonuçta yaptığın tek şey polisi aramak mı bence boşa gitmiş :)
Bu arada heyecanlıyımış