26 Aralık 2006

0

The Prestige


Prestij. Film bir ilüzyon'un seyirciye ulaşabilmesi için kaç bölümden oluşması gerektiğini anlatıyor, Prestij ise bunun son ve alkış alan bölümü.

Kitabı yanılmıyorsam 1997 yılında çıkmış, fakat nedense filmi henüz çekildi. Türkçe'ye çevrilmesi neden bu kadar sürdü onu bilmiyorum bile.
Fazla uzatmadan filme geçelim. Bu sene sinemalarımız bol sihirbaz filmi gördü. İlüzyonist sonrası Hokkabaz, şimdi de sıra Prestij'e geldi. Film yapımcıları artık tek kelimelik isimler seçiyor, yakında filmlere isim kalmayacak.

Prestij'de sahneye hakim fakat kafası ilüzyon hilelerine pek basmayan daha çok bir şov adamı sihirbaz ile daha çok teknik meselelere kafa yoran fakat yaptıklarını süsleyemeyen bir başka sihirbazın çekişmesini, dalaşmasını ve de hesaplaşmasını izliyoruz.

Film fena değil. Filmler hakkında herşeyi anlatıp, seyir zevkini öldürenlerden hoşlanmam fakat üstü kapalı birkaç noktaya değinmek de lazım. İlk olarak film kendini izletiyor. Tamam birazcık karışık başlıyor ama kim kimdir öğrenince, olaylar çok kolay anlaşılıyor. Filmin zevkini kaçıran da bu zaten, hemen ikinci yarının başında; film kendi sonunu belli ediyor. Olayların çözüldüğü, filmi film yapan örgülerin yerleştiği son bölümü tahmine etmek, filmin puanını önemli ölçüde düşürüyor ki, bence bu kitabın hatası değil, tamamen filmi çekenlerin suçu.

Henüz kitabını bulabilmiş, dolayısıyla da alıp okuyabilmiş değilim. Ama büyük ihtimalle filmin düştüğü bazı yanlışlara kitap düş(e)memiştir. Bence hem kitabı okuyun hem de filmi izleyin. Yanlışlarına rağmen fena film değil.

Filmin açılışında dedikleri gibi, "Bir sihir numarası 3 bölümden oluşur, son bölüme Prestij denir. " Bu filmin "prestij"i ne yazık ki biraz yavan kalmış...

0 yorum: