7 Eylül 2006

0

Ekşi'ye Girdim!

Sonra da çıktım..

Bunun üzerinde bayılmadıysanız, anlatayım. Dün birkaç şeye bakmak için ekşi sözlüğe girmiştim. Bu insanları kimler yazıyor diye düşünürken, kendi adıma bakmak aklıma geldi. Gerçekten çok şaşırdım. Biri Şubat'ta adıma başlık açmış, işin kötüsü şu anda görüştüğüm bir kimse de değil; eskilerden çünkü kim olduğunu hatırlamıyorum. Bir mesaj bıraktım bakalım kimmiş. İnternette gerçek ad ve soyadımı da pek kullanmadığımdan oldukça şaşırdım.

Bunun dışında sıcaklar geri gelmeye başladı İstanbul'a. Git gide sokağa çıkmak daha çok terletiyor insanı, yazlığa kaçmak gerekiyor; fakat hala kitaplarımı bekliyorum Amerika'dan. Adamların ilk kolisi geldi, kitaplar başka yerden yola çıkmış bir de onları bekleyeceğiz. Bu arada keşke Venus tohumlarını da alsaydım hazır evdeyiz nasılsa.

Günün dialoğu:
Eve dönmek üzere aktarma yaptığım otobüste, en arkada yaşananlar:

1. Adam: Bu otobüs Haznedara mı gidiyor, Güneşliye mi? (Adam hiç bakmadan binmiş, aktarma ücretsiz ya! Belki de unutmuştur..)
2. Adam: Hmm. Bilmiyorum ki. (Yuh. Hadi o bilmeden bindi bir otoübüse, sen nereden bindin? Hadi iki kişi hiç bakmadan bindiniz, nasıl da yan yana oturup bu süper bilgilendirici sohbeti yapıyorsunuz?)
1. Adam şaşırıyor tabi, kendi gibi birini buldu diye. Bu sırada 2. Adam başka bir soruyla karşılık veriyor: - Sen nereye gidecektin?? (Otobüsü kaçıraklar heralde)
1: Adam: - Bir yere gitmiyorum! (Kesin ücretsiz diye binmiş bu. Neyse ki tam bu anda, kendinde olan bir teyze olaya giriyor ve ne otobüsüne bindiklerini bu ikisine hatırlatıyor...)

0 yorum: