7 Mart 2006

2

Sobelendim!

Çok sayın bella-donna hanım tarafından sobelendim. Hem de 4 defa! Böyle uzun zaman blog'a girmezsen olacağı budur işte. Aynen onun yazısından kopyaladım başlıkları, malum ilk defa yapıyorum böyle birşey.

Yaptığım dört iş:
Başkalarına göre oldukça gereksiz olan işlerle uğraşmak, bana göre ise bunlar hayatın anlamı.
Mütemadiyen bilgisayarla uğraşmak ama bir o kadar da ondan nefret etmek.
Hobi olarak 9 senedir malum bir Üniversite'de okumak.
Blog'umu bozmak.

Defalarca izlenecek dört dizi/film:
Fight Club, Ringu, Usual Suspects, Indiana Jones & Last Crusade (ve fazlası..), ayrıca dizi olarak da Seinfeld.

Yasadığım dört yer:
İstanbul Güngören, hayatımın yarısını geçirdiğim Bakırköy, en uzun öğrencilik dönemimi rektörün şilt vermesiyle desteklediği Edirne, ve bilgisayar içi.

İzlediğim dört tv programı:
Güzel Cnbc-E dizileri. (Sayarsam çok fazla olur ama deneyelim, My Name is Earl, Malcolm in the Middle, Scrubs, Smallville, X-Files, CSI, Las Vegas, daha var ama yeter bu kadar)
Pişti. (Metin Uca nereye kaçtıı)
Tv Makinası-Beyaz Show

Tatil için gittiğim dört yer:
Kumburgazındaki yazlığımız. İlkokula başladığımdan beri gittiğimiz Bodrum. Kapadokya, Fethiye gibi yerlere de gittim ama sanırım bir daha gitmem. (Kapadokya çoook soğuktu, Fethiye'de çoook sıcak. Nefes alamadık resmen.)

En sevdiğim dört yemek:
Hmm. Ne sevmem ki? Bir kere kaşarlı köfteye bayılırım, Gelik-Çörte spesyalim arasında kaşarlı köfte, döner ve patates kızartması tabağım vazgeçilmezdir. Severim, bol bol yerim. Babannemin yaptığı fırınlanmış, baharatlı, kuşüzümlü filan tavuklu-pilava bayılırdım. Annem yapıyor artık. Kokoreç, çiğ köfte filan da severim. Ama gelip evde ıspanak, pırasa da yerim yani :D (Dedim ne bulursam yerim diye :)

Hemen şimdi olmak istediğim dört yer:
Havaların bu kadar çok değişmediği bir yerde olmak isterdim sanırım. Amerika'da olmak isterdim, alamadığım onca kitabı ve eşyaları toparlayıp kaçmak için. İngiltere'de olmak isterdim, Blackpool'daki fuara giderdim. İtalya'da olmak isterdim, etrafta neler var gerçekten gezmek istediğim bir ülke. Ayrıca adını bilmediğim, bir tepenin üzerinde, ormanın ufak ve güzel bir nehirle buluştuğu dağ evinde olmak isterdim. Biraz daha sakin olsun ama tek başıma olmayayım etrafta insanlar olsun fakat İstanbul kadar keşmekeş olmasın. Hava biraz daha güzel olsaydı, boğaz-haliç kenarında da olmak isterdim...


Sanırım bu kadar, şimdi sıra diğerlerini sobelemeye geldi. 3 kişi buldum, ilki clémentine, ikincisi İlker, üçüncüsü de minik hanzo kardeş Seço.

2 yorum:

clémentine dedi ki...

birbirimizden habersiz, birbirimizi sobelemişiz. bu durumda ebelik ortadan kalkar.

yok yok.. bu sobeleme/sobelenme işi tuhaflaştı kardeşim :)

pırasa severler cemiyeti kuracam. gel katıl.

GaMeR dedi ki...

O zaman şunu itiraf edeyim.. Sen bloguna sobelenme ödevini yaparken ben burada annemin yaptığı pırasalı börekleri yiyordum.. :)