5 Aralık 2005

3

Yolculuk Yaklaşıyor

Evet yarın Edirne'ye gidiyorum. Ders için desem bir türlü, başka birşey için desem bir türlü. :)
Ama gitmem gerektiğini biliyorum, bundan sonrası için de yapacak birşeyim yok zaten. Blog'u unutacak değilim, kaç gün kalırım belli değil belki hemen gelirim; yorumları belki okuyamam ama mobil olarak blog girmeye çalışacağım bakalım nasıl duracak, hep beraber göreceğiz...

Bugün Faik uğradı, böylece biraz olsun nefes aldım ben de. Bilardo filan oynadık, ben Magic oynadım o baktı. Sonra da anne mantı yapmış, onu yedik afiyetle... (Üzgünüm tarif filan yok, bildiğiniz mantı işte; tarif isterseniz helikobakter sitesi ne güne duruyor?) Haftasonu da iyi geçti, kardeşle birkaç film izledik, uzun zamandır sınavları vardı, anca vakit bulabildik. Onları da ayrı birer başlık olarak inceleyelim bari..

Aa, incelemeden önce, 3 film izledik tam olarak. Bunlardan ikisinden bahsedeceğim. 3. film ise The Descent 'ti. Filmi bir çok kişi beğenmiş, ben beğenmedim. O yüzden yazmayacağım da. Yeni birşey yok filmde, ama bir iki sahne güzel ki- her filmin izlenmesi gereken bir 15 dakikası vardır derler. Sonu ise ayrı bir dert. Ben sevmedim, seven varsa da saygı duyarım. :) (Çok sayın Decypher bey, nasıl oldu da beğendiniz bu filmi??)

3 yorum:

Decypher dedi ki...

Pek muhterem GaMeR bey, görmeyeli zevksizleşmeye başlamışsınız demek ki :) Ben cidden beğendim filmi, özellikle içe sıkıntı veren mekanlar ve kanlı sahneler oldukça hoştu.

GaMeR dedi ki...

Ahaha, ona öyle demeyelim de; ne kadar imdb puanı 0'a yakın film varsa izlemekten; iki güzel sahne var diye dandirik filmleri beğenmeye başlamışsınız galiba.. :)

bella donna dedi ki...

helikobakter her derde devadır.
40 kilo bol gübreli toprağımı unutma.