3 Aralık 2005

5

Kadıköy'de Kargaşa

Bugün İlker ve Tamer'le buluşmak için Kadıköy'e gittim. Her zamanki gibi, Eminönü oradan da vapurla Kadıköy. Dolaştık, oturduk, sonra yine dolaştık. :) Kan Güncesinden Vagrant'la buluşup kendi çektikleri kısa korku filmini aldık. (Kendisi beni daha önce görmedi ama ben onun birkaç resmini görmüştüm, o olduğunu bilmiyordum sadece :) ) Kargaşa ise Kadıköy'e ayak basmamızdan kaynaklandı heralde.. Ben geldiğimde bizim çocuklar çoktan yürüyüş yapan çevrecilerin arasında bulmuşlardı bile kendilerini; zor kaçmışlar. Sonra dolaşırken, boğanın orada karşı kaldırımda olay çıktı. Herifin teki silahını çekip yere 4-5 el ateş edip; elini kolunu sallayıp koşarak kaçtı. Herifi de gördüm silahı da, bizimkilerin de gördüğünü sandım ama görememişler heralde kalabalıktan; ben iyi görüyorum neyse ki. Ama silahın gerçek mi, yoksa kurusıkı mı olduğunu bile bilmiyoruz. Kuyumcuların orada oldu olay, belki de soymaya filan çalışıyordu. Zaten şapka filan takmış, kirli sakallı bir tipti; şimdi görsem tanımam. Ama kırk yılda bir Kadıköy'e gidiyoruz olay üstüne olay; resmen ayaklı felaket gezgini olduk bugün. Film alma dışında iyi birşey olmadı mı? Tabii ki oldu.
Sandman'ın evde ikinci cildi kayıp olduğu anlaşıldığından, yeniden alınması gündemdeydi. Fakat 2. cild ideefixe'de kalmamış. Ben de "Hazır gitmişim Kadıköy'e, birkaç kitapçıya bakayım bari" dedim. Nezih'te kitaplara bakarken Hitchhiker's Guide to the Galaxy kitabının yeni 5i bir arada orjinal İngilizce basımını gördüm. Çalışana sorduk ne kadar diye. "20" dedi. Bakırköydeki kitapçılardan biliyorum, İngilizce kitaplar genelde dolar ya da pound olarak etiketlendiriliyor. Kocaman kitap, "Nasıl 20" diye adama tekrar sormuşum. Adam da "Basbaya 20 işte, ytl olarak." diye cevapladı, teyit ettirdik; 22 milyonmuş hemen aldım. Böylece sonunda orjinal bir baskısına sahip oldum. Türkçe çevirileri gerçekten kötüydü, bende 3 tane çevirisi var; en güzel son çıkan 5i bir yerde (Kabalcı Yayınevi). Alacaksanız onu alın. Ayrıca ne zamandır kokoreç yememişim, ne güzelmiş tadı yahu.. :)

5 yorum:

bella donna dedi ki...

o elindeki film çok değerli. kıymetini bil.

clémentine dedi ki...

h2g2, orcinal, ingilizce ve 5 pd :D yılbaşında elimde olacak. kıhkıhkıh.

bu arada sarmaldan çıkan kitaplar pek iyi değildi cidden. 2.3.5. ciltleri oradan okudum. seriyi de 5.4.2.1.3 şeklinde okuduğumu belirteyim. kuşkucu somonsa of douglas of dedirtmişti bana.

açmayın kardeşim şu adamla ilgili bir konu, yine neden öldü diye dertleniyorum.

GaMeR dedi ki...

Hmm, filmlerin kıymetini bildiğim söylenir :) Bakalım izleyeceğim birazdan; nasılmış göreceğiz.

Ayrıca ne bileyim ne açıp ne açmayacaığımı, liste mi verdin elime :)
Ayrıca şahitlerim bile var, tamamen rastlantısal bir buluşma oldu bu kitapla aramızdaki. Bir de sizi tebrik etmemiz lazım heralde, 5.4.2.1.3. şeklinde bir seri okuduğunuz için..

clémentine dedi ki...

baştan sona doğru okuduğum bir seri olmadı ki benim :d
5. kitabı kütüphanede bulmuştum, Evrenim ilk Douglas'tan bahsettiğinin ertesi günü. Dumur!

Sonra Ankara'dan 3 ve 4'ü alabildim. Sonra yine Ankaraya gittiğim bir gün Kabalcı'nın tüm seriyi bastığını gördüm ve 1 ve 2'yi aldım. Bilen bilir, ben o kitapları okurken kendimden geçiyorum. Şimdi sıra terry pratchett'da. ama onu düzden okuyacam :)

Liste tek madde Douglas Adams, hem adını duyduğumda gözümün parladığı hem artık buralarda olmadığı ve kendince artık hiç bir yerde olduğuna inandığı için acayip hüzünleniyorum.

Kuşkucu Somon'u okudun mu bilmiyorum. Mesela ben şimdi işimi bitirir bitirmez, masamda bekleyen diğer ıvır zıvır işi bırakıp bir DNA okuyacam.

Niye be adam niye? ne gerek vardı bu kadar erken gitmeye :(

GaMeR dedi ki...

Bende Pratchett'in DiskDünya 1-2 kitabı var sadece ve bildiğim kadarıyla 10dan fazla yazmış adam. Dha onları okuyamadım geri kalanını ne zaman alırım, ne zaman okurum Allah bilir.
Kuşkucu Somon'u aldım ama okumadım, ilk önce şu 5'i birarada cildi bitirmem gerekiyor. Sarmal'ın çevirisi kötü (Arka sayfada Salı günü geçtiği söyleniyor olayın- içeride Perşembe) ama benim ilk aldığım çeviri biraz daha yüzüne bakılabilir ama yine kötü. Bunu anlamak içinse yapıalcak test çok basit, arka kapak okunduktan sonra ilk sayfalarda Arthur ile dozer operatörünün konuşması bulunacak. "Bu dozeri üzerine sürersem, dozere ne olur biliyor musun?" "-Hiçbir şey" konuşması bulunmalı ve çevirilere gülünmeli sadece :)