11 Aralık 2005

1

Can Sıkıntısı ve Muz Kabuğu

Son iki gündür gerçekten sıkıldım. Sıkıntılıyım çünkü saf gibi insanların her söylediğine inanmamayı öğrenmeliyim. Benim her söylediğime inanmayacaklarını öğrenmeliyim. Her söylediğimi; benim söylemek istediğim, ifade etmek istediğim şekilde değil de; kendi duymak istediği, anlamak istediği şekilde duyacaklarını öğrenmeliyim. Neyse...

Yataktan bile çıkmak istemediğim 2 gün içinde, beni evden çıkartabilen cumartesi günki KG doğumgünü oldu. Öncesinde uzun zamandır görüşmediğim Nazım'la buluştuk Eminönünde; Ali Ustayı ziyaret ettik, alışveriş yaptık. Sayesinde acılı yedim, içime oturdu gerçi ama olsun :) Doğumgünü için endişeliydim, genelde hiç tanımadığım insanlarla böyle etkinliklere gitmeyi pek sevmem, eski sitelerdeki toplantılara bile zor gitmişimdir. Ama oldukça zevkli ve güzel bir doğumgünü oldu. (Kadıköy- Masal Evi'nde; bilmiyordum mekanı) Gerçekten iyi, eğlenceli, sohbet edebilen insanlar tanıdım. Ben ağzımı açabildim mi? Hayır :)
Zaten öyle çabuk kaynaşan biri değilimdir, bir de şu 2 gündür içimi iyice daraltan durum sonrası anca söylediklerine gülebildim sadece. Neyse ileride daha iyi tanıyabilirler beni sorun yok. Hepsinin adını aklımda tutamadım ama çoğununkini hatırlıyor olmam büyük bir mucize. Uzun zaman önce isimleri aklımda tutmayı bırakmıştım okul yüzünden, belki de Edirne-öncesi döneme geri dönüş yapabilirim belli olmaz. Ayrıca beni bloglarla tanıştıran, herşeye küsmüşken aynı şeylerin başkalarının da başına geldiğini gördüğüm Şevval'le de tanıştık. Geleceğini bilmiyordum gerçi hasta hala; buradan kendisine geçmiş olsun diyoruz.. :)
Sonuç olarak, can sıkıntım nedeniyle; 1-2 saat kalıp kaçarım dediğim ortamdan 11gibi kalktık. En azından daha iyiyim şimdi, teşekkürler arkadaşlar. İyi ki varsınız..