1 Mayıs 2014

0

Playstation Plus EU Oyunları (PS Plus Avrupa/Türkiye) - Haziran 2014

  Bu başlıkta bugüne kadar Avrupa'da (ve haliyle Türkiye'de) yayınlanan PS Plus servisine dahil olan oyunları listeleyeceğim.
  Oyun isimlerindeki linkler, Metacritic sitesine gider. Burada yorumlar, ekran görüntüleri ve videolar bulabilirsiniz. İsim önündeki sayılar ise oyunda Platinyum Kupa alma zorluğunu göstermektedir.

Haziran 2014
5.38 - Dragon’s Crown (Vita) 
2.33 - Surge Deluxe (Vita)
?.?? - Pixeljunk Shooter Ultimate (PS4 & Vita)
3.48 - Lone Survivor (PS3 & Vita
8.08 - NBA 2K14
8.50 - Trine 2: The Complete Story (PS4)

Mayıs 2014
7.44 - Muramasa Rebirth (Vita)
8.20 - Everybody's Golf (Vita)
6.77 - Payday 2
5.23 - Puppeteer
?.?? - Stick it to the Man (PS4)

Nisan 2014
2.26 - MotoGP 13 (Vita)
4.03 - Sly Cooper Thieves in Time (PS3 & Vita)
5.57 - Hotline Miami (PS3 & Vita)
2.67 - Pro Evolution Soccer 2014
?.?? - Mercenary Kings (PS4)

Mart 2014
4.15 - Smart As (Vita)
5.25 - Pixeljunk Monsters Ultimate HD (Vita)
3.77 - Tomb Raider
1.58 - Brothers A Tale of Two Sons
?.?? - Dead Nation Apocalypse Edition (PS4)

Şubat 2014
8.08 - Dynasty Warriors Next (Vita)
6.68 - ModNation Racers: Road Trip (Vita)
5.47 - BioShock Infinite
4.07 - Metro Last Light
?.?? - Outlast (PS4) (Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, BAE, Hindistan ve Türkiye'de yayınlanmadı)
5.78 - Sound Shapes (PS4 & PS3 & Vita) ( Yalnızca Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, BAE, Hindistan ve Türkiye'de)

Ocak 2014
6.90 - Blazblue Continuum Shift Extend (Vita)
5.18 - Soul Sacrifice (Vita)
4.95 - Borderlands 2
6.06 - DmC Devil May Cry
?.?? - Don’t Starve (PS4)

Aralık 2013
8.33 - Sonic & All-Stars Racing Transformed (Vita)
?.?? - Grand Theft Auto Liberty City Stories (Vita & PSP)
5.51 - Guacamelee! (PS3 & Vita)
3.85 - GRID 2
2.21 - Contrast (PS4)
6.06 - Resogun (PS4)

Kasım 2013
4.66 - Oddworld: Stranger's Wrath (Vita)
6.55 - Motorstorm RC (PS3 & Vita)
4.32 - Remember Me
8.76 - Metal Gear Rising: Revengeance 

Ekim 2013
6.26 - Street Fighter X Tekken (Vita)
5.46 - Touch My Katamari (Vita)
4.46 - Dragon's Dogma: Dark Arisen
3.10 - Far Cry 3
8.00 - Giana Sisters: Twisted Dreams 

Eylül 2013
3.13 - New Little King's Story (Vita)
7.40 - Urban Trial Freestyle (Vita)
7.00 - Stealth Inc.: A Clone in the Dark (PS3 & Vita)
2.92 - The Jak and Daxter Trilogy: Jak and Daxter: The Precursor Legacy HD
6.05 - The Jak and Daxter Trilogy: Jak II HD
4.42 - The Jak and Daxter Trilogy: Jak 3 HD
5.74 - Assassin's Creed III

Ağustos 2013
1.88 - Lego Lord of the Rings (Vita)
9.00 - When Vikings Attack (PS3 & Vita)
4.04 - Mafia 2
3.85 - Need for Speed: Most Wanted
6.57 - Spec Ops: The Line (Birleşik Arap Emirlikleri Hariç)
6.68 - NBA 2K13 (Yalnız Birleşik Arap Emirlikleri için)

Temmuz 2013
8.94 - Ninja Gaiden Sigma Plus (Vita)
5.66 - Unit 13 (Vita)
6.79 - Battlefield 3
8.24 - Payday: The Heist
3.51 - Saints Row the Third

Haziran 2013
6.87 - Rayman Origins (Vita)
5.64 - Coconut Dodge Revitalised (Vita)
8.00 - Demon's Souls
3.39 - LittleBigPlanet Karting
5.86 - Team ICO Collection: ICO
8.16 - Team ICO Collection: Shadow of the Colossus
3.92 - Kingdoms of Amalur: Reckoning
4.59 - Uncharted 3 Drake’s Deception (Sadece Tekli Oyuncu)
8.54 - XCOM: Enemy Unknown 

Mayıs 2013
7.47 - Velocity Ultra HD (Vita)
9.39 - Sine Mora (Vita)
8.82 - Catherine
3.91 - Hitman Absolution
8.38 - Malicious 

Nisan 2013
2.65 - Zero Escape: Virtue's Last Reward (Vita)
1.52 - Thomas Was Alone (PS3 & Vita)
4.15 - Lord of the Rings: War in the North
3.60 - Okami HD
2.80 - The Cave 

Mart 2013
8.87 - Metal Gear Solid HD Collection: MGS2&3 (Vita)
5.50 - Puddle (Vita)
8.46 - Dead or Alive 5
5.53 - Mass Effect 3
7.44 - Joe Danger 2 

Şubat 2013
7.73 - WipEout 2048 (Vita)
6.85 - Lumines: Electronic Symphony (Vita)
5.02 - God of War HD
5.59 - F1 Race Stars
6.84 - Quantum Conundrum
3.31 - Sleeping Dogs (Almanya hariç)
9.13 - Binary Domain (Sadece Almanya için)

Ocak 2013
5.96 - Jet Set Radio HD (Vita)
8.84 - Pinball Arcade (Vita)
5.21 - Bioshock 2
3.97 - Guardians of Middle Earth
8.39 - Mortal Kombat (Avustralya/Almanya hariç)
5.27 - Gotham City Imposters (Sadece Avustralya/Almanya için)

Aralık 2012
7.18 - Big Sky Infinity (PS3 & Vita)
6.97 - Knytt Underground (PS3 & Vita)
8.72 - Mortal Kombat (Vita) (Avustralya/Almanya hariç)
?.?? - LEGO Batman: The Videogame (PSP) (Sadece Avustralya/Almanya için)
8.88 - Vanquish
7.02 - Batman: Arkham City
6.14 - Limbo

Kasım 2012
4.59 - Uncharted: Golden Abyss (Vita)
4.70 - Gravity Rush (Vita)
3.02 - Chronovolt (Vita)
3.17 - Tales from Space: Mutant Blobs Attack (Vita)
6.87 - Crysis 2
3.27 - Ratchet and Clank All 4 One
8.33 - Cubixx HD

Ekim 2012
5.95 - Bulletstorm
5.61 - Resident Evil 5: Gold Edition (DLC'ler de dahil)
2.49 - Hell yeah! Wrath of Dead Rabbit

Eylül 2012
5.08 - Starhawk (Sadece Tekli Oyuncu)
6.59 - Red Dead Redemption (Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, BAE hariç)
6.52 - Double Dragon Neon
2.32 - Machinarium
4.46 - Scott Pilgrim Vs The World

Ağustos 2012
7.66 - Super Stardust HD (Vita)
5.21 - Just Cause 2
4.07 - Borderlands
7.80 - Dead Space 2
8.59 - Retro/Grade
3.40 - Rock of Ages 

Temmuz 2012
5.17 - Deus Ex: Human Revolution
4.11 - Lara Croft & the Guardian of Light
?.?? - Saints Row 2

Haziran 2012
4.64 - Darksiders
3.76 - inFamous 2
4.35 - Motorstorm Apocalypse
4.56 - Oddworld: Stranger’s Wrath HD
5.51 - LittleBigPlanet 2
6.83 - Warhammer 40,000: Space Marine
9.29 - Chime Super Deluxe
5.56 - Hamsterball
4.41 - Outland
8.64 - Ricochet HD
9.12 - Sky Fighter
2.00 - Virtua Fighter 5: Final Showdown
7.50 - Wakeboarding HD
4.13 - Magic Orbz
6.18 - Mahjong Tales: Ancient Wisdom
8.22 - Mushroom Wars
6.26 - Renegade Ops
6.10 - Smash Cars

22 Mart 2014

0

Playstation Plus (PS Plus)

Playstation'da bulunan bu harika sistemden biraz bahsetmek istiyorum. Xbox'da para verip, online oyun oynama sistemine karşılık; Playstation da Playstation Network (PSN) sistemini açmıştı. Fakat Playstation 3'te online oyunlar için ekstra bir ücret talep edilmemesi yüzünden, Xbox'un sistemi ondan daha verimli işliyordu. Sonuçta bedava olan şeye firmaların kaynak ayırması da zor oluyor.

Sony sonrasında bombayı patlatarak PSN sistemine PS Plus getirdi. Bu yeni pakete aylık veya yıllık olarak makul bir ücret karşılığı üye oluyoruz ve karşılığında Sony bize 4 haftada bir, en az 3 tane yeni oyun veriyor. Toplamda indirilebilecek 10 tane oyun, listenizde oluyor. Biraz karışık mı geldi? Özetleyelim:

  • Şu an üye olduğunuzda indirebileceğiniz en az 10 adet oyun var. (Yazının yazıldığı tarihteki liste şöyle hatta: 7 PS3 oyunu, 4 Vita oyunu, 1 PS4 oyunu.)
  • Bu oyunlardan ikisi (PS3 için iki, Vita için iki, PS4 için bir) her 4 haftada bir değişiyor. Ve yeni gelen oyunlar da en az 70 metacritic puanı alanlar arasından seçiliyor.
  • Bu oyunlardan ikisi senelik oyunlar, tüm yıl boyunca değişmiyor.
  • Playstationlarınızdaki save dosyalarınızı Plus hizmeti ile internetteki bulut yerinde depolayabiliyorsunuz.
  • Aboneliğiniz devam ettiği sürece, oyunları istediğiniz kadar silip-indirip yeniden oynayabilirsiniz. Mesela bir senelik abonelik aldınız; bir sene boyunca indirdiğiniz her oyunu üyeliğinizin bitiş tarihi olan 1 sene sonuna kadar oynayabilirsiniz. Üyeliğiniz bitince, oyunlar da kitlenir açılmaz. Üyeliği devam ettirirseniz, elinizde olan oyunlara tekrar erişebilirsiniz.
  • Bu ay üye olunca, daha önceki aylarda çıkmış ve değişmiş oyunları indiremezsiniz. Yani ne kadar erken üye olursanız, o kadar çok oyununuz olur.
  • Plus'a üye olunca, bazı oyunları indirimli özel bir fiyattan satın alabilirsiniz. İndirimli de olsa, para ile satın aldığınız bu oyunlar Plus aboneliğiniz bitince kendini kapatmaz; normal satın almışsınız gibi kalır. Sadece bu özellikle bile Plus'un parasını çıkartabilirsiniz.
  • PS Plus ile ücretsiz bir oyun indirdiniz, oyunu beğendiniz fakat Plus üyeliğiniz bitti ve Plus üyeliği yenilemek istemiyorsunuz, sadece bu oyunu istiyorsunuz. Gidip Playstation dükkanından aynı oyunu alırsanız, kaldığınız yerden oynamaya devam edersiniz. 
  • PS Plus üyeliğiniz bitti, üyeliğimi devam ettirmediniz. Bir kaç ay sonra yeniden üyelik aldığınızda, eski oyunları da oynayabilirsiniz.
  • PS Plus oyunlarını çıktıkları aylarda, konsollardan veya Pc'den Psn'e girerek (http://store.sonyentertainmentnetwork.com/) sepetinize atmalı ve satın almalısınız. Eğer Plus üyesiyseniz, fiyatları 0 TL olarak görünecektir, böylelikle oyunlar listenize eklenmiş olur.
Şu anda yeni çıkan bir oyun yaklaşık 140TLye satılıyor. PS Plus'un senelik ücreti ise  99TL. 99 TL'ye bir sene boyunca toplamda 60a varan oyuna sahip olmak gerçekten çok akıl karı. Bugüne kadar Türkiye'ye verilen oyunların tam listesini Playstaion Plus EU Oyunları yazımda bulabilirsiniz.

12 Mart 2014

0

The Amazing Spider Man

Amazing Spider Man
 Eskiden neredeyse hiç çizgi roman filmleri yapılmazdı.. Fakat artık -özellikle de Marvel- neredeyse her ay yeni bir film çıkartıyor. Stan Lee'yi Tom Hanks'den daha fazla görüyorum artık.

İlk olarak nedir bu Spider-Man kargaşası diye soranların merakını giderelim. Bu yeni film adını ilk çıkan çizgi romanlardan alıyor. Gerçi buna ters olarak da, örümcek adamımız daha yeni nesil olan "Ultimate"  Spider-Man a benzemekte.

Böyle bir giriş yaptıktan sonra, film ile ilgili spoilerlere geçebiliriz. Merak etmeyin sonuçta bu bir "6. His" değil de, Örümcek Adam filmi olduğu için seyir zevkinizi etkilemeyecektir.

Bu sayfada fotoğrafını görebileceğiniz üzere, örümcek adamımız yine sarışın bir güzel bulmuş kendine. Neyse ki bu çizgi romanlara benzer olarak Gwen'den başkası değil. Sam Raimi ise çizgi romanlarda sonradan gelen Marry Jane'i kullanmıştı. Ve bir diğer en büyük değişiklik ise örümcek adamımız Sam Raimi'nin ilk filmindeki gibi bileklerinden organik ağ atmıyor. OSCORP'dan aşırdığı parçalar ile devşirme bir alet yapıp onu kullanıyor. Bence bu iki seçim de çok yerinde olmuş. Mekanik ağ atıcılar, örümcek adam'ı biraz daha insancıl yapıyor.

Aradaki farklara değindikten sonra, gelelim filmimize.
Normalde Peter Parker çok içine kapanık, tam bir Nerd karakter iken bu filmde gayet sempatik, yakışıklı ve kendine güvenen bir tip olarak karşımıza çıkıyor. Bence bu filmin en büyük eksisi. Örümcek tarafından ısırıldıktan sonra yaşadığı değişimi tam anlamıyla göremiyoruz. Zaten filmde bu değişimi çok hızlı geçiyor oysa bana göre karaktere özünü veren bu değişim sancısı. Zamanında hepimizin egosunu okşayan, inek tipli de olsan ileride bir örümcek seni dünyanın en popüler insanı yapar teorisi boşa gidiyor yani.

Örümceğin filmdeki düşmanı ise Lizard (Kertenkele). Ters giden bazı deneyler sonucu değişen Kertenkelemiz, Örümcek Adam'ın ilk gerçek savaşı oluyor. Açıkça çok da sevdiğim bir düşman değildir kendisi. Keşke ufak bir tane daha konsaydı yanına.

Genel anlamda beğendiğim bir film oldu fakat ne yalan söyleyeyim, beni ilk Spider Man filmi kadar etkilemedi. O filmde gördüğümüz Spidey'in oradan oraya ağ atarak uçması, ağına bağlı tepetaklak bağdaş kurarak aşağı  süzülmesi gibi hareketleri ilk orada gördük. Bu film de üzerine pek birşey koymuş değil. Neden çekildiğini anlayamadığım, fakat izlerken hiç sıkmayan güzel bir süper kahraman hikayesi olmuş.

28 Şubat 2014

0

PS Vita

PS Vita ilk duyrulduğunda çok heyacanlanmıştım. PSP'nin ilk versiyonuna sahibim ve burada da yazdığım bir kaç oyun ile bana gerçekten kaç sene mobil oyun zevki yaşattı bilmiyorum. Hala sıkıldıkça açıp Disgaea 2 oynarım onunla. PS Vita duyrulduğunda ise PSP'de yaşadığım oyun zevkinin katlanarak artacağını ümit edip, çıkış tarihini dört gözle beklemiştim.

Sonra Vita çıktı. Ve ben almadım. O kadar bekledikten sonra, ne yazık ki beklentimi karşılamamıştı. Elime aldığımda tuş takımının oldukça küçüldüğünü ve analogların biraz biçimsizce yerleştirildiğini gördüm. İlk çıkan PSP gibi elime oturmuyordu, tamam belki bunda ellerimin büyük olmasının da suçu vardır elbet ama Sony'nin hiç mi suçu yok? Ön ve arka ekrandaki dokunmatikler güzel, günümüz teknolojisinde gerekli belki fakat bunları düzgün kullanan bir oyun göremeyeceğim konusunda şüphelerim vardı. Ön ve arkaya konan kameraların çözünürlükleri ise tek kelime ile kötü.

O yüzden almayarak biraz beklemeye karar verdim. Sonuçta çıkışlarda çok fazla tantana oluyordu. Ki öyle de oldu. Pek çok insan ilk çıktığı gibi kapıp ondan sonra "e bunda oyun yok" diye oturmaya başladı. Gerçekten de öyleydi, Sony şu an PS4'te ne yapıyorsa Vita'da da aynı haltı yemiş ve bir elin parmağını geçmeyecek oyunlarla bu el konsolunu piyasaya sürmüştü. Oyuncuların sabrı fazla sürmedi ve sonunda çok ucuz fiyatlara Vita'larını satmaya başladılar.

Ben ise tam bu zamanlarda gidip sıfır bir Vita alarak, bu oyunsuz alet sahipleri kervanına katıldım. Peki almamda ne etkili oldu? Birincisi Disgaea serisi. PSP'de beni deli gibi oyalayan Disgaea 1 ve 2'nin yeni versiyonları 3, 4 ve D2  PS3'e çıkmıştı ve oynayamıyordum. Fakat NIS Amerika'nın Disgaea 4'ün Vita'ya tüm DLC'leri ile birlikte çıkacağını duyurmasıyla gözüm döndü. Zaten Disgaea 3'te taze çıkmıştı Vita'ya. Sadece bu iki oyun beni senelerce idare edecek yeterlilikteydi. Bu iki oyunu tek bir sebep olarak sayıp; ikinci sebebe gelirsek, o da PS Plus'tur. Bu sistemi bilmiyordum, Disgaea'leri araştırırken buldum ve bu sistemin nasıl işlediğine dair ayrıca bir yazı hazırlayacağım. Ama kısaca değinmek gerekirse; yıllık 100TL'ye her ay ücretsiz 1 PS4, 2 PS3, 2 de Vita oyunu alıp, üyeliğiniz aktif oldukça oynayabiliyorsunuz. Ben de bunların sonucunda bir Vita alarak PSP defterini kapattım. Demek isterdim fakat hala PSP ile oynamaya devam ediyorum. Disgaea savelerimi Vitaya aktarana kadar PSP ile yan yana duracaklar.

Japonya'da Sony ikinci Vita versiyonunu piyasaya sürdü. Bizimkilerden farkı OLED ekran yerine daha ucuz olan LCD ekran kullanması. Fakat bu aynı zamanda artan pil ömrü demek. Ayrıca içinde hazır 1Gb bellek ile geliyor ve genel anlamda alet biraz daha plastik havasına bürünmüş durumda.

Ne yazık ki satışlar PSP kadar iyi değil ve olamayacakta. PSP çıktığında bize tek bir alette; oyun, müzik, video, film, internet keyfi veriyordu ve piyasa henüz bir Iphone görmemişti. Fakat artık bu hizmetlerin çoğunu akıllı telefonlarımız ile sağlıyoruz. Sırf oyun oynamak için koca Vita'yı taşımaktansa, sıra beklerken telefondan bir Angry Birds oynamak insanların daha kolayına geliyor.

Sonuç olarak eğer elinizde PSP yoksa, Vita almalısınız. Fakat telefonların artık birer oyun makinesine döüştüğü günümüzde oynadığınız oyunları göz önünde bulundurarak seçiminizi yapın. Şu an Vita için satılan pek çok oyun telefonlarda çok daha hesaplı olarak kullanıcılarla buluşuyor.

14 Mayıs 2013

0

Canlı

Yaşıyorum yani.. 2010'da yazmışım son blog yazımı, ve şimdi yeniden başlıyorum.. Eskisi kadar olmayacak belki ama ne yaptım bu zamana kadar yazmam gerekenleri, bilmiyorum.. Kendimizi ifade etmek için web siteleri yapardık eskiden, sonra bloglara geçtik içerikler küçüldü. Sonra facebook üzerinden düşüncelerimizi aktardık, içerikler yine küçüldü.. Blog'lardaki gibi sayfalarca yazmaz olduk.. Artık Twitter ile o da 140 karaktere düştü ve yakında tek kelime yazı ile anlaşacağız heralde..

Bu zaman zarfında pek çok şey değişti hayatımda, tabi ben de değiştim onlarla.  Yaş aldım, büyüdüm. İnsanları tanıdıkça aslında ne kadar çok insanları tanıyamadığımı gördüm, üzüldüm.. Ama pişman olmadım yaptıklarımdan zira hep yapmadıklarım verdi pişmanlığı bana..

Ve yine buradayım, yazmak ve içimdekileri dökmek için.. Görüşürüz..

9 Nisan 2010

0

Fringe

Fringe geliyor!

TNT dizilerde olan atağını sürdürüyor. Cnbc-e ve E2 neden bu kadar ortalığı boş bıraktı bilmiyorum ama TNT, Lost ve House'dan sonra Fringe'ı yayınlamaya başlıyor.

Lost'u yaratan amcanın son dizisi Fringe, gizemli ölümleri araştıran bir FBI ekibini anlatıyor. Dizi içinde bir sürü soru işareti ve fizik/bilim hatta mistisizm konuları her Abrams dizisi gibi olmazsa olmaz.

Lost'u izleyemedim bir türlü, gitmedi, sıktı. Herkes gibi günde 2 bölüm değil de, her hafta 1 bölüm izlemeye çalıştım, beceremedim. Çok sıkıcı haftada bir izleyince. Umarım bu daha iyidir.

Fringe her Pazartesi, yeni dizi kanalımız TNT'de 23:30'da ekranlarda. Israrla izleyiniz. Ben de internetten filan değil, direk TV'den izleyeceğim.

30 Mart 2010

0

Monster Hunter Portable 3rd Geliyor!


Bitti sanıyordunuz değil mi?

Psp'ye çıkan Monster Hunter Freedom Unite ile yaratık avı bitti sanıyordunuz?

Yanıldınız. Çünkü Capcom amcalar yeni bir açıklama yaparak, en çok para kazandıkları Canavar Avcısı serisine yeni bir oyun yaptıklarını duyurdular.

Tabii ki ilk önce Japonya'da piyasaya çıkacak bu yeni oyunda, yine bol bol yaratık kesip, çıkan malzemelerle yeni silah ve zırhlar yapmaya çalışacağız. Oyundaki Felyn sistemini daha geliştirip, yeni bölgeler ve yaratıklar eklemişler.

PSP'mdeki analog kolumun iki defa kırılmasını sağlayan bu oyunun, İngilizce versiyonunun ne zaman çıkacağı henüz meçhul. Ayrıca oyunun trailerini de Youtube'dan izleyebilirsiniz.

Bense o çıkana kadar, Wii'ye çıkacak olan Monster Hunter 3'ü beklemeye devam ediyorum.

29 Mart 2010

6

Hiç Kaplumbağa Beslediniz mi??


Heralde sizde hayatınızın bir döneminde su kaplumbağası beslemişinizdir. Bende ortaokuldayken kaplumbağa almıştım bir çift. Fakat 1 ay dolmadan öldüler. Bu yılbaşında bir çift daha hediye gelince çok sevindim. En sonunda onlara güzelce bakabilecektim. Fakat internete girip, bu ufak hayvancıklar için ne yapabilirim diye baktığımda şoka uğradım.

Bugüne kadar onlar hakkında ne biliyorsam, yanlıştı. Özellikle onları aldığımız "akvaryumcu" veya modern adlarıyla "Pet Shop İnsanları" yüzümüze baka baka bizleri kandırmışlar.Öyle sanıldığı gibi ufacık plastik kaplarda veya fanuslarda yaşayamazlarmış.

Tropikal kuşaktan geldikleri için suları 27-29 derece olması gerekiyor. Ve bunu ısıtıcı ile sağlayabiliyoruz.

Su kaplumbağalarının doğal ortamı, büyük denizler, akarsular olduğu için; suları daima temizdir. Bunun içinde güzel bir filtre cihazına ihtiyaç var.

Doğal ortamlarında üzerlerine çıkabilcekleri kayalar vardır, bizde bunun için kuru bir alan sağlamamız gerekiyor.

Doğal ortamında kuru bölge ile suyu arasında ısı olarak az bir fark vardır, bu yüzden kuru alana ısıtıcı lamba yöneltmeliyiz.

Doğal ortamlarında yüzebilecekleri çok geniş bir alan vardır ve biz de bunu büyük bir akvaryum ile sağlayabiliriz.

Kısaca özetlemek gerekirse: büyük bir akvaryum, ısıtıcı, bir dış filtre, UV lambası, ısı lambası. UV-B lambası güneş ışığının yerini alacaktır. Normalde güneşlenen kaplumbağalar, güneş ışınlarıyla vücutta oluşan veya besinle aldıkları D3 vitaminini, kalsiyumu sentezlerler. Böylece kemikleri yumuşamaz ki bu kaplumbağalar için çok önemlidir. Eğer Uv lambanız yoksa, günde 1-2 saat güneşlenmeleri gerekecektir. Fakat güneşlenirken pencere veya akvaryum camı arkasından değil, direk güneş ışığından yararlanmalı ve çok ısındığında kaçabileceği bir gölge alanı bulunmalıdır. Güneşlenmenin bir diğer yararı ise kabuğunun üzerindeki zararlı bakterilerin ölmesidir.

Bunları öğrendikten sonra kaplumbağlarıma ne kadar kötü baktığım aklıma geldi. Fakat bize kimse böyle birşey anlatmamıştı. Biraz araştırınca öğrendim ki, akvaryumcuların bir numaralı gelir kapılarıymış kaplumbağa satışları. Herkese, bakımı çok kolay diye satılıyorlar. Düşünün, iki kaplumbağa, bir palmiyeli plastik kap ve yem 20 TL civarı. Günde 30 kişi alsa, 600 TL eder. Fakat yukarıda saydığım akvaryumu ve ekipmanlarını toparlamak istersen en az 150 TL vermek zorundasın ki bunu anca günde 1-2 kişi alır. İnsanlar ucuz ve bakımı kolay diye alıyorlar.

Türkiye'de yaklaşık olarak senede 300.000 kaplumbağa satılıyor. Bunlardan %90ı ise 2-3 ayını doldurmadan ölüyorlar. Bunların ilk nedeni, ısıtıcısız-soğuk ortamda üşütmesi veya kış uykusuna yatması. 1 yaşından küçük kaplumbağa yavruları kış uykusuna yatarsa uyanamıyor, ölüyor.

Peki geri kalanlara ne oluyor? "Kırmızı yanaklı su kaplumbağası nereye bırakılır?" diye üzerinde bol bol düşünülüp, en yakın göl, akarsu kenarlarına bırakılıyor; yada düzgün bakılması için dediğim büyük akvaryumlar kuruluyor. Tabi Türkiye'de doğaya bırakılan kaplumbağaların, bizim hava şartlarımızda ölmeleri kesin. Üşütmeseler de biri tarafından beslenmeye alıştıklarından, doğadan yem bulmayı öğrenemeden ölüyorlar.

Bize akvaryumcu amcalar tarafından anlatılan başka bir yalan ise, "Büyümezler". Hadi oradan!! Kırmızı yanaklı tatlı su kaplumbağaları 50-70 sene kadar yaşayabiliyorlar. Ve 30 cm uzunluğa ulaşabiliyorlar. İlk yaşlarında protein içerikli yemler ile çok çabuk boy atıp, akvaryumlara sığmaz hale gelebilir bu yüzden en az 70 litrelik bir akvaryum ile başlamak sağlıklı olacaktır.

Büyüklük ile ilgili başka bir sorun ise, pek çok canlı gibi büyüdüklerinde sevimlilikleri kayboluyor. Amerikada 10cmden küçük bebek kaplumbağaların satışları yasaklandığı için Pet Shop'lar kan ağlıyor. Hem sevimsiz hemde bakımı iyice zorlaşan bu büyük kaplumbağaları kimse almaz. Bir diğer problem de ufak kaplumbağadan bulaşan Salmonella bakterisi. Avrupada bazı ülkelerde, bu ufak kaplumbağalardan bulaşan ölümcül Salmonella bakterisi yüzünden bu küçük kaplumbağaların ülkeye sokulması yasaklanmış. Fakat Amerika ve Çin her sene milyonlarca minik kaplumbağa üretip, satmaya devam ediyor. Çinden tanesini sadece 25 kuruşa (ulaşım dahil) alabilirsiniz.

Peki akvaryumcular bu tatlı yaratıkların aslında ne kadar zor bakıldığını, ne kadar büyük akvaryum istediğini, sularını bir akvaryumdaki balıklardan kat be kat daha fazla kirlettiklerini bilmiyor mu? Tabii ki biliyorlar. Fakat insanlar alsın, hayvanlar ölsün, sonra yine onlara satsınlar diye bunu söylemiyorlar çünkü Pet Shop'ların bir numaralı geçim kaynağı bu minik kaplumbağalar. Aileler çocuklarına bu şirin hayvanları oyuncak niyetine alıyorlar çünkü.

Bu satışların nasıl ve nereden başladığı ile ilgili güzel bir yazı da var. Okumanızı öneririm.

Lütfen kaplumbağa almayın, aldırmayın. Bu katliam son bulsun. Hayvan hakları diyen insanlar, bir köpek ölünce bağırıp çağıranlar; günde binlerce kaplumbağa ölüyor hem de ufacık çocukların piskolojilerini bozarak. Yazık...
0

Batman: Arkham Asylum


Evimize Amiga girdiğinde henüz ilk okuldaydım. Annemle Eminönün'den almıştık Amiga'yı ve halen çalışmakta olan ufak Sony Tv'yi. Aldığımız yer bana 2 disket oyun vermişti. Biri Too'bin isimli deli bir simitli nehir yarışı, diğeri ise Batman oyunu.

Eve gelir gelmez, odamızın ortasına kutuları açmış; tv'ye aleti bağlamış, elimede joystick'i (Phyton) alıp Batman'i oynamaya başlamıştım. Soldan sağa doğru gidip, karşıdan gelen düşmanları öldürdüğümüz bir platform oyunuydu. İlk bölümün sonunda Joker'i aside düşürüp, sonra ikinci bölümde araba ile kovalamaca yapıyorduk.

Tabi benim bunları görebilmem çok büyük zaman aldı. Çünkü oyun acayip zordu, araba yarışı neredeyse imkansızdı ve en ufak hatada bir canımızı kaybediyor, 3 canımız da bitince saatler sürecek ilk bölümün başına geri dönüyorduk. (Save filan da yok tabi) Çok uğraşmıştım BatMobile ile giderken yoldaki sokak lambalarına zincir atıp 90 derece dönüş yapayım diye.

Sanırım Ocean firmasının oyunuydu. Zaten o dönemlerde bir film çekildiyse, oyunu Ocean'dan çıkardı. Tabi pek çok film oyunu gibi sadece filmin yarattığı şöhret üzerinden satış yapmayı hedeflediğinden, pek de harika oyunlar çıkmazdı piyasaya. Ama yine de çoğu kendini oynatacak kadar iyiydi.

İşte bu oyunu oynarken, bunları düşündüm. Nereden nereye gelmişiz onca senede. Ve en güzeli de, geçmişteki ilk Batman oyunumdan sonra ilk defa başka bir Batman oyunundan bu kadar keyif aldım.

Oyunumuz Batman olarak Joker'i yakalayıp, Arkham Deliler-Kaçıklar Yüksek Hastanesine getirmemizle başlıyor. Grafikler harika, konusu güzel; etrafta keşfedilcek pekçok şey var. Özellikle karakterlerle ilgili yazılar, dökümanlar Batman'i çizgi romandan takip edenleri sevindirecek nitelikte.
Oyunun en zevkli yerlerinden biri dövüşleri. Oyun boyunca pekçok kez adam patakladığımız için dövüşleri zevkli ve sıkıcı olmayan bir hale getirmeleri iyi olmuş. Resmen bir film çekiyormuş edasıyla haraketler yapıp, korunarak, pelerinimiz ile dikkat dağıtarak, silahımız ile düşmanları çekerek dövüşebiliyoruz.

Dövdüğümüz adamlardan da yetenek puanı alıyoruz ve bunları değişik yeni numaralar için harcıyoruz. Batman amcamız gerektiğinde yukarıda bulunan heykellerin üstüne çıkıp, aşağıdan bizden bihaber geçen düşmanları yakalayıp etkisiz hale getirebiliyor. Ve bu çoğu yerde oyuna stratejik bir hava katıyor.

Ara videoları özenle hazırlanmış, dövüşleri zevkli, konusu güzel ve bence 2009'da çıkan en iyi oyun. Oynamadıysanız en eski Batman oyununun hatrına oynayın.

28 Mart 2010

0

House MD Boxset Dvd

Son zamanların en iyi dizilerinden House MD'nin orjinal dvd setleri 1,5 yıl kadar önce Türkiye'de piyasaya çıkmıştı.

İlk çıktıklarında 80 TL gibi bir fiyattan satılan bu dvd setini DnR'da görmüştüm. "Diğer sezonları da çıksın alırım" deyip başka dvdlere yönelmeden önce "Neler varmış içinde?" deyip biraz da kurcalamıştım.

Geçtiğimiz yaz ise yine DnR'da (evet çok seviyorum bu mağazaları dolaşmayı) House Md'nin ikinci sezonunu gördüm. Ve üzerinde bir yapıştırma vardı. "İkinci sezon ile birlikte, ilk sezonu da alırsanız; ilk sezon yarı fiyatına." Bu yapıştırmayı görünce çok şaşırmıştım ama gerçekten mantıklı geldi. İki sete yaklaşık 120 tl ödeyip sahip olabiliyorduk. Ve "İyiki almamışım bunları, geçen sene" demiştim. Gerçi bu olaydan 2 hafta sonra başka bir DnR'da, bu yapıştırmaların itina ile söküldüğünü görüp çok kızmıştım; o ayrı bir hikaye.

15 gün içinde gelecek denilen DnR kartımı tam 3 ay sonra alabilmek için yine DnR'a gittiğimde şok oldum. (Bu arada bu bahsettiğim DnR'lar sırası ile; Beyoğlu, Cevahir ve Bakırköy) Bir köşede pek satılmayan dvdleri toplamışlar indirime sokmuşlardı. Ve House M.D. boxsetlerin fiyatı 29 TL'ye düşmüştü hemde Sezon 3'te çıkmıştı! O şokla eve geldim, kardeşle oturduk anlaşamadık alalım mı almayalım mı diye.

İyiki almamışız. Çünkü DnR'ın internet sitesine girince, buradaki fiyat sezon başına 24 TL idi. Tabi hemen siparişimizi verdik. Bölüm başına 1 liraya geliyor. :)

Ben internetten izlerim, yok divx var, yok korsanı var filan derseniz çok pişman olursunuz. Ben geçtiğimiz yaz, izlediğim bölümleri divxlerden tekrar edeyim dedim, bırakın Tıp literatürünü, normal sataşmaları bile düzgün çevrilmemiş. Dolayısı ile orjinal dvdleri en azından çevirisi ve Hugh amcanın gerçek aksanını görmek için almalısınız! Hemde hemen!

18 Şubat 2010

0

Zar Adam

Bu kitabı 2 sene önceki kitap fuarından almıştım. O zamanlar Olasılıksız'ı yeni bitirmiş, o yazarın Empati kitabını uçarak kapmış ve başka bir standda Zar Adam'ı görüp, kabını Olasılıksız'a benzetmiş "heralde içi de benziyordur" diye almıştım.

Fakat elde pek çok kitap olduğundan okuma sırası ancak geçtiğimiz yaz geldi. Başladım kitaba fakat bir türlü ilerlemedi. Sonra bıraktım okumayı, bitirmek bu aya nasipmiş. Şimdi gelelim içeriğine.

Kitap, psikiyatr Luka Rhinehart'ın otobiyografisi. Bu amca can sıkıntısından zar atmaya başlıyor ve çıkan sayılara göre ne yapacağına karar veriyor. Tabi bu kararlar karısını aldatmaktan başlayıp, adam öldürmeye kadar ilerliyor zamanla. Fakat o da farkediyor ki, can sıkıntısını atmak için başladığı bu yolculuk; ileride yine canını sıkmaya başlıyor.

Arka kapağı filan okuyunca gerçekten eğlenceli bir eser bekliyordum fakat umduğumu bulamadım. Zaten bu yüzden de kitabın yarısında sıkılıp bıraktım. Fakat "aman bitireyim de, yeni kitaba başlayayım" diye kaldığım yerden okumaya devam edince oldukça eğlendiğimi söyleyebilirim. Luke amcanın saçmalamaları bazı yerlerde eğlenceli olabiliyor. Ayrıca kitabımda 80 sayfanın yanlış basılması yüzünden okuma zevkim birazcık kaçtı.

Kitap bittikten sonra biraz araştırınca şok oldum. Kitabın gerçek yazarı George Cockcroft (soyadı da acayipmiş) bu kitabı 1971 yılında yazmış. Ben yeni çıktı filan sanıyordum fakat o yıla göre gerçekten zor bir kitap. O yıllarda Türkiye'de basıldı mı bilmiyorum, ama pek sanmıyorum. Şu anda bile bazı yerleri oldukça açık ve çizgiyi geçiyor, o zamanlar kimbilir nasıl karşılanırdı.

George Cockcroft da Luke amca gibi bir psikiyatr ve verdiği bir konferansta bu zar atma fikri ortaya atılıyor ve bir kitap için iyi bir fikir olduğunu düşünüp uygulamaya ve yazmaya başlıyor. Fakat bu zar yöntemlerini denediğinden, Mayorka'da 37 yaşında hippilere İngilizce öğretirken anca bitirebiliyor kitabı. Ondan sonra bastırabiliyor.

Kısaca çok boş zamanınız varsa, onunla eğlenmek için okunabilir. Fakat kafayı bozup da yaşam tarzı haline getirme gibi çalışmalara girmemek lazım.